Logo
Yeni mesaj varToplam Mesaj Sayısı: 60383
Yeni mesaj varToplam Konu Sayısı: 5185
Yeni mesaj varToplam Üye Sayısı: 1697
Yeni mesaj varSon üye: Hipolik
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Murat Çelik Röportajı (Düşle-Aralık 2003)  (Okunma Sayısı 131 defa)
21 Şubat 2008, 14:23:13
Üye Adı KuBi

Üye Grubu Harbi Kekillist
Rütbe *
Avatar Yok


| WwW.KeKiLLiFaN.CoM | Alayina Isyan Inadina Murat KeKiLLi |
Cinsiyet Bay
Nereden İsTaNBuL
Durumum:
Kayit Tarihi 23 Aralık 2007, 17:03:52
Mesaj Sayisi 927
Kisisel Mesaj BeN YeNiLMeZDiM PeS EtMeZDiM(EsEnGuL)

Kekillist Puan 20
Iletisim
WWW Offline Offline
« : 21 Şubat 2008, 14:23:13 »

 Murat Çelik Röportajı (Düşle-Aralık 2003)

Eskişehir'de soğuk, buz kadar soğuk yer ve gök. 150 kadar kişi Eskişehir Arı Sineması'nda. Biraz gecikmeyle başlıyor uzun zamandır beklenen hissediş, Murat Çelik sahnede. Bir noktayla geçip gidiyor konser. Anlatmak mümkün değil... hatırlamak da... hissettiklerimizle efsunkâr olmuş çıkıyoruz salondan. Murat Çelik imza dağıtıyor, ayak üstü biraz konuşup imza dağıtmasını bekliyoruz. Saat 00:00'a gelirken Kütahya konseri için yola çıkmadan önce Murat Çelik'le çıkış kapısı koridorunda, eşyalar toparlanıp otobüse götürülürken buz kadar soğuk yer ve gök etkisiyle konuşmaya başlıyoruz; soğuğu hissettirmeyen içtenliği, gözlerindeki ışıltı, söyledikleri, tavırları ve daha fazlası için ona bir teşekkür sunarak:

düşLE : Nasıl gidiyor konserler?

Murat Çelik : Hepsi çok iyiydi. İki seneye yakın ben hâriç herkes konuştu müziği bıraktı, şöyle oldu böyle oldu... Düş sokağı ismini ben buldum, sakinini o buldu falan filan. Acayip acayip muhabbetler, hiç hoşuma gitmeyen şeyler. Bu turnede önemli olan insanlara sahnede olduğumu göstermekti. İnşallah seneye daha kapsamlı bir turne düşünüyoruz. Nasıl geçti dersen, seyirci olarak çok yoğun geçmedi. Tabii bunda aralık ayının da etkisi var. Aralık ayı sınav haftası, yıl sonu, kış mevsimi ve turne için uygun değil, bir sürü etken var. Bunların hepsinin bilincindeydik. Sahne olarak iyi geçti, benim açımdan Allah'a hamd olsun iyiydi, şikâyetim yok.

düşLE : Temmuz Prodüksiyon'la çalışmaya başladın sanırım...

Murat Çelik : Evet, yeni tanıştık onlarla. Hepsi çok içten, samimi insanlar. Onlar da benimle birlikte yeniden bir yapılanmaya girmek istiyorlar. Ben de öyle... çünkü bazı dezavantajlarım oldu. Herkes, Murat Çelik'i Düş Sokağı Sakinleri'nden ayrıldı biliyor, hâlbuki öyle bir şey yok. Tersi... bırakılma durumu oldu, o yüzden de mesela arkadaşım şanslıydı. Düş Sokağı Sakinleri ismini kullanarak gezdi, bu bir serzeniş değil yani... sadece söylüyorum. O şanslıydı, ama böyle güçlükler yaşayacağız. Bu güçlükleri yaşayarak biz bir yere geldik, gene öyle geliriz.

düşLE : Murat Yılmazyıldırım bir çelişki yaşadı ama, Düş Sokağı Sakinleri ismini kullandı, Düş Sokağı'na çevirdi... o neden böyle yaptı?

Murat Çelik : Valla bilemiyorum, ben hep dua ediyorum Allah'ım hep daha iyisini versin ona. Onlara da pek fazla girmek istemiyorum zaten.

düşLE : Peki bundan sonra, bu turneden sonra, turneler devam edecek mi?

Murat Çelik : Galiba tek tek falan devam edecek, bir konser iki konser gibi. Bir de nisan-mayıs döneminde üniversitelerde şenlikler oluyor, o tarz bir şeyler olabilir. Şimdilik görünen bu...

düşLE : Sahnede iyi geçti dedin, seyirci açısından sesimi duyurmaktı amaç demiştin, sesini duyurabildiğine inanıyor musun?

Murat Çelik: Evet, tabii inanıyorum. Şundan dolayı inanıyorum, herkes çok mutlu ayrıldı. Bunun anlamı şudur, herkes birbirine anlatacak demektir. İnşallah daha da iyi olacak, çünkü biz onlara güveniyoruz, biz hep böyle başladık. Daha önceleri, yıllar önce otuz kişiye, kırk kişiye, on beş kişiye çaldık. Gerek kişilik, gerek müzik olarak samimiyeti ve performansı, farklılığı gördükten sonra insanlar o yayılıyor bir şekilde.

düşLE : Yaptığınız işlerin iyi olduğunu gördükten sonra insanlar yayılacak elbette. Peki, yeni albüme daha çok var diyorsun...

Murat Çelik: "Seyyah"ı çıkarttıktan sonra istedim ki herkes on sene on bir sene öncesinde olduğu gibi kulaktan kulağa yaysın. Nitekim öyle de oluyor, albüm satışları hamd olsun güzel, yani çok güzel. Bir senesi daha var. Ben öyle çok çabuk albüm çıkartmak istemiyorum. Hem müziğimi, hem kendimi, hem rengimi, hem seyircimi eskitmek olur bu.

düşLE : Bir de değişim bekliyorsun herhâlde...

Murat Çelik : Zaten dikkatli bir Murat Çelik dinleyicisi ve takip edicisi gerek sözlerde, gerekse melodik yapıdaki farklılığı -abartı bir farklılık değil tabii de- o arayışı görecektir. İşin doğrusu da o... Nereye kadar çiçek, böcek, düş müş muhabbeti? Karşındaki insalar aptal değil yani... Ben kendimi geliştirdiğim müddetçe, benim dinleyicim de kendini geliştirir; onlar kendini geliştirdikçe ben de kendimi geliştiririm. Karşılıklı bu yani... Bir yerler, iki yerler, üçüncüsünde yemezler kafa üstü atarlar adamı aşağıya, işin doğrusu bu yani.

düşLE : Murat Yılmazyıldırım'ın "Büyü" albümü dinledin mi?

Murat Çelik : Dinledim...

düşLE : Bir polemik olsun istemiyoruz, sakın yanlış anlama bizi...

Murat Çelik : Hayır, yayınlayabilirsin söyleyeceklerimi. Bakın şimdi, şu çok önemli. Edebi kurallar ve edep aşılmadığı müddetçe...

düşLE : Belki sen aşmıyorsun âbi, ama öyle yerlere getiriliyor ki olaylar...

Murat Çelik : Valla o beni ilgilendirmiyor, üzülüyorum aslında. Ama eleştirilmeyecek hiçbir kişi yada kurum yoktur. Bizim derdimiz burada kişiler değil, ortaya iş konuş, iş eleştirilir. Benim albümlerimi yerden yere vurun, eleştirin, kimse bir şey diyemez. Yılmazyıldırım'ın "Büyü" albümü ve "Cennet" albümü için diyebileceğim şu ki... artık sürekli aynı şeyler. Söz aynı, melodi aynı... her şey aynı. Nereye kadar gidecek böyle? Nacizâne söyleyeceğim bu. Ama tabii bundan kimse bir şey çıkartmasın, biz yapılan işi eleştirmeyecekse kiminle konuşacağız, ne yapacağız? İşin doğrusu bu... Başkaları da gelecek benim albümümü eleştirecek, sevecek yada doğruları, yanlışları söyleyecek. Ama nacizâne olarak kardeşimi görüyorum...

düşLE : Biraz değişim gerekiyor sanki...

Murat Çelik : Ciddi anlamda gerekiyor... öyle söyleyeyim, ciddi anlamda. Bana hep şey gibi geliyor, Düş Sokağı Sakinleri'nin ekmeği hâlâ yeniyor, üzerine yatılıyormuş gibi geliyor. Ama bir yere kadar taşır...

düşLE : Taşıdığı yere kadar mı, yoksa taşımadığı noktada da kırgınlıklar yaşıyor musun? Yani niye böyle bir şey mevcut, niye o ekmek yeniyor, neden yenilik değişim aranmıyor diye soruyor musun kendine?

Murat Çelik : Valla şimdi daha iyisi, daha kötüsü benim harcım değil. Pek söylemek benim haddime değil. Hiçbir şekilde saygısızlık etmek istemiyorum, tekrar üzerine basarak söylemek istiyorum. Dünyanın her yerinde böyledir, olması gereken de böyledir. Bana soruyorsanız, bayağı bir aşması gerekiyor... çünkü bakıyorsun mesela, otuz tane kelimeyle, sekiz tane on tane albüm çıkartıyorsun. Bu hakikaten tehlikeli bir olay, ciddi bir dinleyici hem müzikal ve hem söz anlamda sağ duyu sahibiyse, -öyle fanatik falan filansa ne dersen de fark etmez!- (beni yerlere batırırlar şimdi ama) görür, görmesi de gerekir, işin doğrusu bu.

düşLE : Siz albümlerde değişim istediğinizi söylediniz. Bir sonraki albüm ne açıdan değişebilir, müzikalite ve sözler açısından daha farklı hangi yöne kayabilir? Çünkü, Düş Sokağı Sakinleri'nde yapılan işler bir yerde... Su Düşleri bir yerde... Seyyah başka bir yerde...

Murat Çelik : Ben de bilmiyorum, merakla bekliyorum. İnsanın ana teması, öz yapısı değişmez zaten. Melodik anlayışı o kadar değişmez, ama onları işleyiş ve sunuş biçimlerinde biraz farklılık olması lâzım. Şâirin şiirine, imgelerine olan saygısı gibi; her şeyi alıp koymaz. Bir ressam; her karaladığını resim diye koymaz. Bu her şeyden önce insanın kendisine olan saygısını gösterir. O yüzden de ben acele etmek istemiyorum. Yani benim için nicelik önemli değil, nitelik önemli. Artık benim dinleyicilerimde de Allah'a hamd olsun onu görüyorum. Onlar artık kadehe bakmıyorlar, içindeki şaraba bakıyorlar. Ben de ne olacak tam bilmiyorum, ufak-tefek kafamda plânlar var tabii; ama bunlar ancak ilham olur gelir, yoksa... istesem de ben de yaparım birçok parça. Bu iş ulaşmıyor o zaman... anlatabildim mi? Ulaşmıyor... O yüzden bize ten yolcusu değil, can yolcusu lâzım.

düşLE : Peki, Seyyah albümünün dinsel değişimle bu hâle geldiği söylendi. Yeni albümde çok mu farklı bir tarz olacak?

Murat Çelik : Şunu hemen belirteyim, insanlar öyle acayip beklenti içine girmesinler. Öyle bir şey yok, küçük farklılıklar olacak, yani öyle olacağına inanıyorum. Ama dini anlamda, ben açık açık söylüyorum ve her yerde de söylüyorum. Bu beni ilgilendiren bir şeydir, Elhamdülillah Müslümanım... Müslümanlığın gerektirdiği vecibeleri yerine getirip yapmaktan da gurur duyuyorum. Bu tamamen benimle ilgili olan bir şeydir. Bu yüzden çok yaralar aldım, iki sene boyunca ben hâriç herkes konuştu. Ama hiç kimse sormadı; Murat Çelik ne düşünür, ne yapar, nasıl yaşar, bu iki sene boyunca ne oldu? Arkadaşlık ne demek, dostluk kavramı ne demek...

düşLE: Dostluk deyince, Yılmazyıldırım'la hiç görüşmüyorsunuz değil mi artık?

Murat Çelik : Ben hâlâ söylüyorum, herkese de söylüyorum. Murat Yılmazyıldırım'a söz söyletmem, toz kondurtmam. Yirmi yıllık bir arkadaşlığım var. Sahne hayatımız var... Ama, Murat Yılmazyıldırım ısrarla benimle görüşmek istemiyor. Daha yapabilecek bir şey yok, ne yapabilirim? Ne oldu ki bir albüm önce, iki albüm önce Tanrı'ya şükrediyorum böyle bir adamla çalıştığım için diyen bir adam... ne oldu bir anda da iş bitiyor? Benim, çok samimi söylüyorum, en ufak bir problemim yok, en ufak bir saygısızlık da yapmadım. Yoksa ben salak bir insan mıyım, bir insanın aptal olması lâzım marka olmuş bir ismi bırakması için.

düşLE : Kitle nereye kaydı onu tartışmayalım; Murat Yılmazyıldırım'a yada Murat Çelik'e kayanlar, ayrı kalsınlar, birlikte olsun diyenlerden öte alternatif, tabanda bizim gördüğümüz kitle seni hep hisseti. En azından bizim etrafımızdaki insanların çoğu böyleydi. Umuyoruz ki yeni konserlerle, yeni albümle birlikte daha fazla insanın sana ulaşacak sağlanacak...

Murat Çelik : İnşallah, yani bu olayda iki şey önemli. Bir, samimiyet; hayatınla söylediklerinin örtüşmesi. İki, kalite; devam ettirebilme kaliteyi... İkisinden biri eksik olursa olmaz bu iş.

düşLE : Gözlerinde hissediyoruz, hissettiklerini görebiliyoruz... Çok teşekkür ederiz, her zaman yanındayız.

Murat Çelik : Eyvallah sağolun... sağolun.

düşLE : Bu arada Ayrılık'ı Murat Kekilli söyleyecekmiş galiba...

Murat Çelik : Evet, Murat'la daha önce bir sohbetimiz olmuştu. En son yine görüştük, istedi şarkıyı. Ben o çocuğu çok sevdim, gerçekten de sevdim. Ha soruyorsan müziğini seviyorum, açık söyleyeyim hiç sevmiyorum, tarzım da değil. O çocuğu çok sevdim, öyle istekliydi ki, öyle sevmiş ki o parçayı... Ne olacak abi ya mezara mı götüreceğim parçayı? O kadar da seveni var adamın, nasıl siz mutlu oluyorsanız, ben mutlu oluyorsam. Bırakalım onun arkadaşları da mutlu olsun, dinleyenleri de mutlu olsun... ne güzel böyle bir mutluluğa ortak olmak. Ne yapacağım, 'Ayrılık' benim parçam vermem etmem... aman abi ya, Allah daha nicelerini verir inşallah...
Logged

Seni düşünüyorum yine,
Çünkü sen ben yaşadıkça varsın,
Sen var oldukça ben düşüneceğim,
Ben düşündükçe seni seveceğim,
Taglar:
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks

Tema Tasarim: Burak
Tema Düzenleme: FıRLaMa
-=| TopLisT |=-
Muzik100
Bu Sayfa 0.069 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu