Logo
Yeni mesaj varToplam Mesaj Sayısı: 61756
Yeni mesaj varToplam Konu Sayısı: 5337
Yeni mesaj varToplam Üye Sayısı: 1736
Yeni mesaj varSon üye: roninsa
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Murat Kekilli Çoban Olmayı Düşünüyormuş  (Okunma Sayısı 289 defa)
27 Haziran 2008, 15:22:14
Üye Adı Taha Kekilli

Üye Grubu Harbi Kekillist
Rütbe *


| Murat Kekilli Fan Club - www.kekillifan.com |
Cinsiyet Bay
Nereden Diyarbakır
Durumum:
Mesaj Sayisi 1160
Kisisel Mesaj Merhaba Gençler Ve Her Zaman Genç Kalanlar

Kekillist Puan 11
Iletisim
Offline Offline
« : 27 Haziran 2008, 15:22:14 »

Reklam
MURAT KEKİLLİ HABER AKTÜEL’DE KÖŞE YAZILARI YAZIYOR!

 

“Benimle konuşur musun hemşerim” dedim. “Evet” dedi, “Konuşurum hemşerim”

“Konuşur musun?” dedim; yani kaldırdım “sizi, bizi” aradan… Çıkardım sizi de, bizi de cümlelerimden; 40 yıllık hemşerime “siz mi” diyecektim yani! O da Adanalı değil miydi sanki!

Gece saatleri en makulüydü boğaza karşı buluşup oturmanın. Hem Fatih Sultan’ın suları aydınlatan ışıkları olacaktı o zaman. Benim yanımda dost Devrim, Murat’ın yanında yeğen Şahin. Çaylar en okkalısından, tatlılar en tatlısından, ışık en loşundan… Sohbet mi? Sohbet en koyusundan!

“Ben Ajdar’a hayranım” dedi elindeki çuvaldızla Murat Kekilli, samimi bir dille “dağlara çıkıp çoban olacağım” dedi. Hani “Ahir Zaman 100 tane bile satmasın” diyecek kadar dürüsttü toprağım! “Parayla şarkıcı olunur” diyecek kadar yürekli!

İnternetten sevginin nasıl anlatılacağını merak ediyor… Bakalım röportaja gelen yorumlarda ne kadar aradığı sevgiyi bulacak hemşerim, görelim.

Röportaja başlamak için en mantıklısı Beşiktaş maçının bitmesini beklemek oldu. Bekledik… Hakemin Beşiktaş maçını bitiren son düdüğü bizim de ilk yarımızı başlattı aynı zamanda.

Röportaj: Muaz Kalaycı, Genel Yayın Yönetmeni

— “Bu akşam ölürüm” adlı çalışmanız bir takım eleştirilere maruz kalmıştı. Bu eleştirileri yapanların tavırlarından yola çıkarsak, sanatı insanların ölüme karşı direnişi olarak, başka bir ifadeyle ölümsüzlüğe tutkusu olarak değerlendirebilir miyiz? Yoksa sanat ölüme değil de hayata karşı bir direniş, ölüme katlanma çabası mıdır?

Çok güzel soru ya… Sade, güzel bir dil kullanılmış. Bu soruyu cevaplayabilmek için ilk önce “sanat sanat için mi, sanat toplum için mi?” kavramını açıklamamız lazım. Benim penceremde “Sanat sanat içindir!”

Sanat toplum için yapılmaya başlanınca neler olur ilk önce onları anlatayım. Şu anda ki gibi olur! “Toplum bunu istiyor, e bizde böyle yapıyoruz” olur. Ama sanat sanat için olduğu zaman hiçbir kaygı gütmezsiniz. Ne ekonomik, ne sosyal, ne ticari… Hiçbir kaygı gütmezsiniz.

Evet, sanat ölüme değil de hayata karşı bir direniştir. Bende bunu düşündüm…
Ölüm kaçınılmaz son. Ama hayatı “insana verilmiş en büyük ödül” diye nitelendirdiğimizde acı gerçeklerle de böyle karşı karşıya kalıyorsunuz. İşte hayat yaşanılıyor yaşanılmasına da, nasıl yaşanılıyor o çıkıyor ortaya. Her acı durumda, her bir engel karşısında umutsuzluğa kapıldığımızda intihar söylentileri gibi bu tarz söylentiler çıkıyordu. Ki en büyük sorunun muhatabı da ben oldum o dönemde. Acılarıyla bir bütün zaten hayat… Eğer bunu kaldıramıyorsan zaten yaşamanın bir anlamı yok! Güzel her şeyi güzel olarak nitelendirdiğinde hayatın kendisinin bir anlamı olmayacak.

Sanat ölüme karşı bir direniştir zaten, kısa ve net! Ama bu insanoğlunun hayatının sonu anlamında sonuna bir direniş değil. Yani bildiğimiz bazı anlamsız ölümlerden bahsediyoruz. Mesela bıkkınlık bir ölümdür. Bıkkınlık, vazgeçmek, esaret… Bunlara direniştir sanat.

BU AKŞAM ÖLÜRÜM ŞARKIM İÇİN BOMBARDIMANA MARUZ KALDIM

Uzun ve tek bir soru değil, bu soruyla o yüzden cebelleştim. Eleştirilere maruz kaldığım şarkıydı Bu Akşam Ölürüm. Ben eleştirilere değil bombardımana maruz kaldım ciddi ciddi. Şimdi ilk geldiğim yıllarda mikrofon uzattıklarında inanın ne anlatacağımı bilmiyorum. Medyaya yabancıyım. Kitle iletişim araçlarıyla hiç işim yok. Ne diyeceğimi bilmiyordum. Adamlar bırakın böyle kaliteli bir soru sormayı çok basit bir soru yöneltiyordu.

Sorulardan bir tanesini hatırlıyorum. Soruya cevap vermek istemiyorum; “niye bunu soruyorsun, ne kadar gereksiz bir soru, memlekette bu kadar sorun varken bunla mı uğraşıyorsunuz” diyorum. “Memlekette ne sorun” var diyor. Ölür müsün öldürür müsün Allah aşkına. Bunu ciddi bir haber kanalının personeli söylüyor.

— Son dönemde yapılan şarkı ve kliplerde anlık bir yaşam görüyoruz. Bu anlamda sanatçıların zamanın değerini, değersizleştirdiğini düşünüyor musunuz?

Günümüzün sanat anlayışı para kazanmak. Para kazanmak amacıyla yapılmış şeyler var.

— Örnek verebilir misiniz?

Örnek olmayanları söylesem daha çabuk sayarım aslında. Bu dediğim örneklere girmeyenler var onları sayayım: Kendi tarzımdan örnek vereyim; Feridun Düzağaç mesela… Haluk Levent… Rahmetliler var, siz onları biliyorsunuz zaten söylememe gerek yok. Ne bileyim özellikle 70’li yıllardan günümüze gelen rock soundunda yapılan şeylerin köklerinin çok sağlam olduğunu düşünürüm. Dayandığı yerlerin çok sağlam olduğunu düşünürüm. Yabancı gruplar da öyle, yerli gruplar da öyleydi. Şimdi bir laçkalık söz konusu ama gidiş bu… Yapılacak bir şey yok şu anda… Özellikle internetten sonra her şey laçkalaştı. Bizim çocukluğumuzdan itibaren şu anda televizyonda izlediğimiz her şey en çabuk nasıl üretilir, nasıl tüketilir bunun gayreti içerisinde ve insanlara bu empoze ediliyor.

— Sanat adı altında çekilen klipler yozlaştırıyor mu insanları? Anlık aşklara, anlık ayrılıklara mı özendiriyor?

Kısaca köşeyi dönmek için her şey mubah şu anda! Onlarda bunu yapıyorlar. Yani yaşam tarzını bunun üzerine kurgularsan tabi ki onlar için mubah.

HOPPİDİK HUPPİDİK ŞEYLER DİNLEMEYE BAŞLADIK

— Sanatçılar bunu yaparak sanatseverleri anlık yaşamlara mahkûm etmiyorlar mı?

Dünya’nın kültüründe bir devrim yaşanıyor, geriye dönüşüm var. İyi görünmüyor… İnsanlara iyi şeyler vermiyoruz, açıkçası şu anda o görünmüyor. Biz Fuzulileri, Nazımları, Hayyamları her şeyi bıraktık böyle başka şeyler dinliyoruz. Hoppidik huppidik, şakkıdık şukkuduk şeyler dinlemeye başladık. Ve bunun ismi nerden bakarsan bak şimdi edebiyat olarak nitelendirilmiyor belki ama şarkı olarak nitelendiriliyor neticede. Sanatın bir kolu o da… Yani müzik sanatın bir kolu… Şu anda bu revaçta, bu para kazandırıyor, en çabuk bu tüketiliyor. “Bu en popüleri, haydi bunu yapalım” diyorlar, yapıyor onlarda. Yapmayanlar ve yapanlar, bu yolda gidenler ve gitmeyenler diye ikiye ayrılıyor artık insanlar. Özellikle sanat camiası. Haklısınız, mahkûm ediyorlar yani.

— Sanatçının buna hakkı var mı?

Sanatçı diyoruz ama işte benim tıkandığım nokta o! Şimdi sanatçı mı, şarkıcı mı? Soruları cevap verirken zorlandığım kısım bu. Onu bir çıkarabilsem aradan rahatlayacağım. O taşı gediğine bir türlü oturtamıyorum.

PARAYLA ŞARKICI OLUNUR, SANATÇI OLUNMAZ

— O zaman şarkıcının buna hakkı var mı diyelim?

Aslında hiçbir organizmanın buna hakkı olduğunu düşünmüyorum. Varlıklar aslında boş yere yaratılmamış; bunların bir değeri var, bir amacı var, bir misyonu var. Geri gelelim şarkıcılara… Geçen gün sordular; “Parayla şarkıcı olunur mu?” Olunmaz dediler. Ben dedim “olunur”. Evet, “parayla şarkıcı olunur, sanatçı olunmaz” dedim. Şarkıcını buna hakkı var mı yok mu siz düşünün artık.

— Bu durum şarkıcıların zamanı ve hayatı yeteri kadar anlayamamış olmasından mı kaynaklanıyor?

Para için, paradan kaynaklanıyor. Ekonomik yani…

ŞÖHRET; BÜYÜLÜ BİR MAKAMDIR, İÇİNE DÜŞEN BİLİR

— Müzik dünyası her geçen gün cinselliği daha çok ön plana çıkarıyor. Bunun sanatı bir güç olmaktan çıkarıp sadece bir zevk unsuru haline getirdiğini düşünüyor musunuz?

Cinselliği ön plana çıkarmalarının belli başlı nedenlerinden birisini söyleyeyim mesela. Benim tahmin ettiğim kadarıyla şöhret var ya şöhret; büyülü bir makamdır. Onun içine düşen bilir. Olmazsa olmazıdır, en önemli değeridir onun… Mutluluk kaynağıdır, yaşamın ana amacıdır. Yaşamın ana amacının saf hazza ulaşmak değil de şöhrete ulaşmak olduğunu düşünen herkes için durum böyledir. Ve o kadar çok insan var ki bunu böyle düşünen… Gayet normal yani! Yaşamın amacını saptırıp buraya yönlendirirsen tabi ki cinsel öğeler ön plana çıkacaktır. Beni de yavaş yavaş uzaklaştırmaya başladılar ekranlardan. Yavaş yavaş terk-i diyar ediyorum sırf bunları görmemek için. Görülmeye değer daha güzel şeyler var, biliyorum.

SON 3 ALBÜMÜMÜ İSTANBUL’DA HAZIRLAMAYACAĞIM

— Geçen yıllarda medyada memleketiniz Adana’ya dönüşünüz yazılmıştı. Şimdi yine terk-i diyar dediniz… Ahir Zaman albümünden sonra yine mi bir dönüş söz konusu?

Dönüş var, bu defa kesin gidişe benziyor. Ben aslında 3 albüm daha çıkarıp bırakmayı düşünüyorum. Son 3 albümümü İstanbul’da hazırlamayacağım. Artık yavaş yavaş oraya taşıyacağım hayatımı. Son 3 albümü de ben vefa borcum olarak yapacağım. Benim sözüm var, kendi kitleme sözüm var. O üç albüm sözümü yerine getirmek zorundayım.

— Sanatın dışında bir uğraşınız var mı Adana’da?

Ben çoban olmak istiyorum.

— Çoban mı olacaksınız?

Evet, çoban olacağım. Eskiden astronot olmak istiyordum, daha idealist düşüncelerim vardı. Birçok insana çobanlık idealizm gibi gelmez gerçi ama… Çoban olacağım. Ama bak ben terfi edeceğim!

Bir insanın ulaşabileceği en son noktadır bu. İnsan en çok nerde düşünür? Hiç düşündünüz mü? Tuvalette düşünür. Garip değil mi? Çok pis bir yerde düşünür. Fakat insanoğlunun en büyük yeteneği nedir? Düşünmektir bence. Düşünebilme yeteneğidir, akıl yürütmektir… Bunu en güzel, en temiz nerede düşünebilirsin (tuvaletten sonra) Bence çok güzel bir yerde “dağlarda, hayvanlarla”. Çünkü onların sana sorgusu yoktur, senden bir beklentisi yoktur. Orada bol bol kendinle baş başa kalıp, istediğin her şeyi düşünüp, istediğin her yere düşlerinde, ruhunda yolculuk yapabilirsin, istediğin her şeye ulaşabilirsin, her şeyi keşfedebilirsin. Amaç mutluluğa ulaşmak değil mi? Ben orda ulaşabileceğime inanıyorum. Benim çoban olma idealimin altındaki gerçek saldırgan koyunlardan dünyayı arındırmak beklide… Ama yanlış çobanların elinde olanlar George Bush gibi saldırgan koyunlar da yetiştirebiliyorlar.

— Murat Kekilli sanat anlamında aşkına kavuştu mu? Yoksa hâla karşılıksız bir aşk mı yaşıyor?

Karşılıksız aşk yaşıyorum… “Benim aşkım ona da yetiyor bana da” derler ya, benimki öyle bir şey.

— Aşkınızı bulacağınıza inanıyor musunuz?

Kesinlikle inanıyorum ve her insan günün birinde bulacak… Her insan uzayda dolaşan yarım bir daireymiş. Eski bir Yunan filozofuna göre bunlar uzayda tek tek birbirleriyle çarpışırmış diğer dairelerle ancak nadir daireler kendi tamamlayanına çarpışır onlarla bütünleşirmiş. Ben bir süre sonra bütünleşebileceğime inanıyorum toslaya toslaya…

ÖZEL HAYATIMLA TANINMAK İSTEMİYORUM

— Magazin programlarında fazla yer almıyorsunuz. Sanatçının hayatı sizce mahremiyet midir? Magazin programlarının içeriğini değerlendirecek olursanız…

Sanatçının dünyası mahremiyettir diye bir şey yok. Bu kişisel bir tercih… İster açar ister açmaz. Ben dürüst olayım; o yönümle tanınmak istemiyorum, içimden bu gelmiyor. Gelse bende söylerim “gelin beni çekin, bende şunla çıkıyorum, hadi beni de çekin” derim ama içimden gelmiyor bunları yapmak. Doğru bulmuyorum, etik olarak.

— Eserlerinizde duygunun yanında didaktik bir söyleyişte var. Murat Kekilli sanatını kim için, ne için icra ediyor?

Dediğim gibi, sanatı sanat için yapıyorum. Çok iyi şeyler biriktirdiğimi ve bunları aktarmaya çalıştığımı söyleyemem. Elimde ne biriktirmişsem kendi yaşadıklarımı, etkilendiğim, etkileşimde bulunduğum, bulunduktan sonrada biriktirdiğim ne varsa mevcuttan hali hazırda onları sunuyorum insanlara, onları paylaşıyorum. Elimde bunlar var, malzeme bu. Son üç albümüm kaldı. Onları da tamamladıktan sonra insanlar üzerindeki misyonumu tamamladığıma inanacağım ve hızla o dediği

Logged

İnsanlar Sizlere İstediğini Yaptırabilir Ama Ne Düşündüğünüzü Asla..
27 Haziran 2008, 15:22:50
Üye Adı Taha Kekilli

Üye Grubu Harbi Kekillist
Rütbe *


| Murat Kekilli Fan Club - www.kekillifan.com |
Cinsiyet Bay
Nereden Diyarbakır
Durumum:
Mesaj Sayisi 1160
Kisisel Mesaj Merhaba Gençler Ve Her Zaman Genç Kalanlar

Kekillist Puan 11
Iletisim
Offline Offline
« Yanıtla #1 : 27 Haziran 2008, 15:22:50 »

Devamı Vardı Fakat 2000 Karakter Alıor  ;)
Logged

İnsanlar Sizlere İstediğini Yaptırabilir Ama Ne Düşündüğünüzü Asla..
09 Temmuz 2008, 22:15:19
Üye Adı the_bigfather

Üye Grubu Harbi Kekillist
Rütbe *


| Murat Kekilli Fan Club - www.kekillifan.com |
Cinsiyet Bay
Nereden hiçbir yer
Durumum:
Mesaj Sayisi 908
Kisisel Mesaj ölümüne kekilli alayına isyan...

Kekillist Puan 9
Iletisim
Online Online
« Yanıtla #2 : 09 Temmuz 2008, 22:15:19 »

teşekkürler paylaşım için
gerçekten güzelmiş
bu ülkde sanatçıyla şarkıcı olanlar ayırt edilse çok daha iyi bi noktaya geleceğimizden şüphe yok
şarkı söyleyene sanatçı denmez
hayatı sanat eseri, şaheser gibi olana sanatçı denir

bence tabi....
Logged

çarşambalı söyle derdin kim bile
vurulur mu kılıç dağ eteğine
at üstünde hele dinlenek diye
şu yaslandığımız yüce dağlardır...


ölümüne kekilli
alayına isyan...
23 Temmuz 2008, 19:49:32
Üye Adı muratQolik

Üye Grubu Forum Yöneticisi
Rütbe *


| Murat Kekilli Fan Club - www.kekillifan.com |
Cinsiyet Bayan
Nereden BURSA
Durumum:
Mesaj Sayisi 5063
Kisisel Mesaj KaLpiM naSIr ..!!! AmA taŞ deGiL..!!!

Kekillist Puan 57
Iletisim
WWW Offline Offline
« Yanıtla #3 : 23 Temmuz 2008, 19:49:32 »

teşekkürler paylaşım için
gerçekten güzelmiş
bu ülkde sanatçıyla şarkıcı olanlar ayırt edilse çok daha iyi bi noktaya geleceğimizden şüphe yok
şarkı söyleyene sanatçı denmez
hayatı sanat eseri, şaheser gibi olana sanatçı denir

bence tabi....

katılıormmm... bnde gelirim murat abi senynen...

saolsın tahacık...
Logged




Eğer bir gün dünyaya ait çok büyük bir derdin olursa
Rabbine dönüp:
“Benim çok büyük bir derdim var”
deme!
Derdine dönüp:
“Benim çok büyük bir Rabbim var”
de!
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks

Tema Tasarim: Burak
Tema Düzenleme: FıRLaMa
-=| TopLisT |=-
Muzik100
Bu Sayfa 0.072 Saniyede 21 Sorgu ile Oluşturuldu