|
 |
« : 02 Eylül 2008, 20:49:11 » |
|
Murat Ses ve Aziz Azmet tarafından kurulan ve Türk popunun ilk gruplarından sayılabilecek Meteorlar sonrası iki müzisyenin, bu sefer aralarına Selçuk Alagöz Orkestrasından ayrılan Cahit Berkay ile Engin Yörükoğlu'nu ve Apaşlar'dan da Hasan Sel'i alarak 1967 yılının son günlerinde kurdukları bir grup, Moğollar. Gruba daha sonra, Okan Dinçer ve Kontrasları'ndan ayrılan Taner Öngür katıldı. Moğollar, günümüzde "Anadolu pop" akımının öncüsü olarak biliniyor, ancak aslında bu akımın ortaya çıkıp, hatırı sayılır bir miktarda isim ve şarkı yaratmasından sonra ortaya çıktılar. Grubun kuruluş tarihi olan 1967 yılının son aylarına gelindiğinde Doruk Onatkut, "Kara Tren" ve "Burçak Tarlası" ile zaten bu yolu açmış ve bu akım, Tülay German, Alpay, Erol Büyükburç, Fikret Kızılok ve Cem Karaca gibi kendi starlarını yaratmıştı.
Moğollar, ilk plakları olan "Eastem Love"ı, 1968 yılının ilk aylarında çıkardı. Aynı yıl Altın Mikrofon'da "İlgaz" ile yarışıp üçüncü oldular. Moğollar, şarkıları ile olduğu kadar, ince ince düşünülmüş hal ve tavırları ile de dikkati çektiler: "Orkestra elemanlarının hepsinin saç ve sakallarını uzatmaları ve koyun postuna bürünerek sahneye çıkmaları" en altı çizilen özellikleri oldu. 1968 yılında dışarda kıyamet kopuyorken, işin, en azından görüntü kısmı bize Moğollar ile ulaşmaktaydı.
Geç olmuş ama temiz olmuştu belki de. Binbir badire atlatma pahasına, Türk popunun en uzun ömürlü grubu oldu Moğollar. Hâlâ yazıyor, besteliyor ve çalışıyorlar.
5 Nisan 1968 tarihli Diskotekten:
"İnsanoğlu şu dünyaya ayak bastığından bu yana, yaşlılarla gençler arasında bir fikir savaşıdır gidiyor. Asırlardan beri büyükler, Ah zamane gençleri diye yakarmışlar. Tenkit edilenlerin hepsi büyümüş, çocuklarına aynı şeyleri söylemişler. Onlar da çocuklarına. Lakin hiçbirisi eskiden aynı laflara maruz kaldığını düşünmemiş. Yüzyılımızda da bu gelenek yaşatılmakta. Asi gençlere, Elvis Presley'e, Beatles'a, nihayet beatnik ve hippie'lere söylenenler malumdur. Hasılı, dünyanın her yerinde yeniliklere karşı önce bir direnme gösteriliyor. Sonra çıkan modalar toplumla kaynaşıyor, onun içinde eriyip gidiveriyor... Biz her şeyi geriden izlediğimizden, beatnik ve hippie'lerle, uzun saçlı çizmeli beat boy'larla uğraşıyoruz henüz. Sokaklarda saçı uzunlara, kordela vereyim mi?; çizmelilere, serseri; renkli elbise giyenlere züppe diyen çok geniş bir kitle var. Orta yaşı geçmiş bu tenkitçi gruba soruyoruz: Sizler de gençliğinizde bob - stil denilen maskara modaya uymamış mıydınız?"
Çok zaman geçti, bu "çok geniş kitle" iyice genişledi, yayıldı; her tarafı, hepimizi kapsar oldu. Artık kuş uçurtmuyoruz.
|