Gazneli Mahmut savaşın son günleri yaklaşırken ordusunun yenilmek üzere olduğunu görür. Hemen nafile namazına durur. Namazın sonunda şöyle dua eder: ''Allah’ım eğer biz yenilirsek Müslümanlar ganimetleri ile birlikte esir düşüp gururları kırılacak. Hâlbuki biz yenersek kazanacağımız hazineyi ülkeme götürmeden dağıtacağım.” diye söz verir.
Allah (cc) Sultan Mahmut’un isteğini kırmaz ve Gaznelileri yenilmek üzere oldukları bu savaştan galip çıkarır. Sultan Mahmut, savaş sonrası vezirini çağırır ve '' Bu ganimeti hemen fakir fukaraya dağıtın.'' der.
Fakat başka planları olan vezir “Sultanım” der. “ Bunu burada dağıtacağımıza önce ülkemize götürüp hazineye aktaralım, fakirlere oradan dağıtalım. Allah’a verdiğiniz sözünüz yine yerine gelmiş olur.” der.
Sultan Mahmut konuyu birde şeyhe danışmak ister fakat bu iş için yine vezirini yollar. Vezir yine aynı şeyi talep eder. Bunun üzerine çadırı aralayan Sultan Mahmut çadırının kenarında turlayan ve adı deliye çıkmış olan dervişe seslenir. Sultan’ın çok sevdiği bu derviş ''Ne var lan Mahmut'' diye cevap verir. Sultan Mahmut konuyu ona da anlatır.
Derviş der ki; ''Bak Mahmut eğer Allah’a bir daha işin düşmeyecekse vezirinin dediğini yap, yok işin düşecekse o zaman Allah’a verdiğin sözü tut.”