
Ben Yazmasam Olmaz mı?28 Mayıs 2008 Çarşamba
Lütfen, rica ediyorum, yazmayayım ben! Yoksa herkesin başı ağrıyacak benim yüzümden. Yani ne gereği var bunları yazmamın değil mi? Bakın ısrar ediyorum; “lütfen” diyorum. Biliyorum, sırf bu yüzden sonum çok kötü olacak. Hatta Emin Çölaşan’dan bile bin beter olacak akıbetim.
Efendim, duyamıyorum sizi! Anlatayım mı yani? Pekâlâ, benden günah gitti. Anlatıyorum ulan!
Bu kış mevsiminde ne kadar domates yediniz bayanlar baylar? Ne kadar patlıcan, biber, kavun, karpuz, elma, armut, çilek, tavuk, lavuk vs. Ekmek arası döner, balık, kokoreç arasına salatalık turşusu?
Dostlarım, yediğimiz her şeyin genleri ile oynandığını biliyor musunuz? Yani bir yerde bizim genlerimizle oynadılar aslında. Onlarca yıldır yedirip içirdiler bize. Peki, şimdi Türk toplumuna ne olur dersiniz? Genleri ile oynanmış Türk toplumunun durumu ne olacak sizce? Avrupalı kadınlar ayaklanıyorlar; “elmadaki kurtlarımı istiyorum” diye. Bize ne olacak şimdi dersiniz?
Söyler misiniz bizlere ne olacak? Ama yoook, bize bir şey olmaz değil mi? Allah bize domatesi yazın yememiz için mi yaratmış? O zaman bizde kışlık domates yaratırız değil mi? Kışın yiyeceğimiz hıyarı, biberi pekâlâ kendimiz yaratabiliriz değil mi? Süt tozundan ayran. Çalkalamadan içmeyin!
Bozulan sadece yiyecek içeceklerimiz değil. Yakında neler olacağını kendi gözlerinizle göreceksiniz. Doktorunuza uğradınız mı bu aralar? Sakın gitmeyin! Genlerinizde nelerin dolaştığını öğrenmemeniz çok daha hayrınıza olacaktır! Sakın organik beslenmeyin; zira bu duruma alışmış vücudunuzu infilak ettirmekten başka işe yaramaz. Öptüm sizi şaaap şuup çikitaa muuz ithal muz!








Logged









:cice:cok begendım


