http://www.haberaktuel.com/images/author/106_b.jpgGeorge Pust!17 Eylül 2007 PazartesiGeorge Pust mu? Düşmanım Usame Bin Ladin mi? Daha başlığa bakar bakmaz anlamanız gerekmiyor muydu yazımın içeriğini? Ama işin aslı öyle işte. Klasik Türk filmleri gibi filmin başına bakıp sonunu anlama devri geçmişte kaldı.
Soruyorum sizlere; Usame mi iyi adam, George Pust mu?
Geçenlerde yeni bir Usame video kaydı yayınlandı. Bu mağara adamını eğer dikkatle izleme imkânı bulduysanız sık sık Amerikan, Japon, Fransız ekonomilerine dair durum değerlendirmelerde bulundu. İşin ilginç yanı doğru tespitlerdi. Duyanda Boğaziçi mezunu zannederdi.
Benim anlamadığım tıpkı ilkçağda yaşayan insanlar gibi mağaralarda yaşayan bu insanı nasıl oluyor da FBI, CIA, MOSSAD gibi gizli haber alma örgütleri bulup Amerika’nın adaletli ve tertemiz ellerine teslim edemiyorlardı!
Onca uyduları olan ve nerdeyse kendi vatandaşlarının donunun rengini dahi gözlemleyebilecek donanıma sahip değil miydi George’nin ülkesi? Usanmış, canından bezmiş bir adamı bulamayacak öyle mi? Ya bu adam 11 Eylül’ün faili olabilir mi gerçekten? Pearl’in intikamını bir milyon insanı anında ölüm cezasına çarptırarak veren bir ülke nasıl olurda Usame’nin yerini bulamıyordu?
İşlerin Arap saçına dönmesini bekleyin. Bir Alman genç üniversite öğrencisinin mezuniyet tezi sonucuna göre o gün, yani 11 Eylül’ün olduğu gün her ülke en az bir vatandaşını kaybetmişti. Bir tek İsrail hariç. O gün tek bir Yahudi bile ölmemişti. Ah evet bu sadece bir tesadüf olmalıydı! Kimi kandırırsa kandırsınlar bu Usame, Amerika’nın bir numaralı adamıdır ve Usame gibi her ülkede buna benzer adamları vardır. Türkiye’de de var. Hem de çok iyi bilinen insanlardan oluşan bir grup. Üstelik Türk Silahlı Kuvvetleri’nin elinde, devletin bütün gizli haber alma örgütleri de dahil olmak üzere bu bilgi mevcuttur.
Türkiye Cumhuriyeti’nde çok iyi bilinen bir zatı muhterem FBI lojmanlarında görüntülendi. Hatta artık orda yatıp kalkıyor. Kamuoyu allak bullak olmasın. Tatlı tatlı Amerikalı dostlarımız ve Usame dostumuzla birlikte yaşayıp gidiyoruz değil mi ama?